DEĞERLİ SULTANGAZİLİ HEMŞERİLERİM

Saygıdeğer  Sultangazili Hemşehrilerim ve güreş severler;

Türk spor tarihinde engin, Türk spor geleneğinde zengin bir yere sahip olan güreş, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahip. Bütün sporların prototiplerinde olduğu gibi, güreşte eski devirlerde savaşa hazırlık amacıyla yapılmaktaydı.

M.Ö. 4. yüzyıldan beri Türklerin ata sporudur “yağlı güreş”. İlkbahar aylarında doğanın canlanışını kutlamak amacıyla yapılan kutlamalarda, evlenme törenlerinde, zafer şölenlerinde hep güreş karşılaşmaları yapılırdı.

Bütün dünyada bilinen “Türk gibi kuvvetli” sözü de bizlerin tarih boyunca yaptıklarımızın ve dünyaca meşhur pehlivanlarımızın eseridir.

Dünya Avrupa ve olimpiyat şampiyonalarında en çok madalya kazandığımız spor olan güreş; Türk sporunun her zaman lokomotifi olmuştur. Ülkemizde karakucak ve yağlı güreş meydanları yani er meydanı dediğimiz bu sahalar dünyaca ünlü pehlivanlarımızın yetiştiği yerlerdir.

Sultangazi Belediyesi olarak ata sporlarına sahip çıkmak için yağlı güreş ve atlı cirit oyunlarını ilçemize  taşıdık. Başta Kırkpınar'ın baş pehlivanlığı için mücadele eden güreşçiler olmak üzere Türkiye’nin sayılı güreşçilerini Sultangazi’de ağırlıyoruz.

Buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum!

Güreşimizin kaynağı olan gençlerimizi ve çocuklarımızı bu spora yönlendirerek onların bu sporu yapmalarını teşvik ederek sizlerde bu geleneğin yaşamasına yardım edin. Bu vesile ile güreş sporuna sahip çıkarak tarih boyunca bu kültürün yaşatılmasında sizinde payınız olsun.

Minderlerimizin ve çayırlarımızın aslanları olan güreşçilerimizin er meydanına yakışan centilmenliği Sultangazi'de sergilerken, hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum.

 Cahit ALTUNAY/BELEDİYE BAŞKANI

Cahit ALTUNAY BELEDİYE BAŞKANI

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE

BAŞ PEHLİVANLAR

YAĞLI GÜREŞ TARİHÇESİ

Orhan Gazi'nin Rumeli'yi ele geçirmek için düzenlediği seferler sırasında, kardeşi Süleyman Paşa 40 askerle Bizanslılar'a ait Domuzhisar'ın üzerine yürür. Baskınla burasını ele geçirirler. Öteki hisarların da ele geçirilmesinden sonra, 40 kişilik öncü birlik geri dönerler ve şimdi Yunanistan'ın topraklarında kalan Samona'da mola verirler. 40 cengaver burada güreşe tutuşurlar. Saatlerce süren güreşlerde, adlarının Ali ile Selim olduğu rivayet edilen iki kardeşin bir türlü yenişemedikleri görülür. Daha sonra bir Hıdrellez gününde, Edirne yakınlarındaki Ahıköy çayırında aynı çift yeniden güreşe tutuşurlar. Bütün bir gün güreşmelerine rağmen yine yenişemeyen kardeş pehlivanlar, gece boyunca da mum ve fener ışığında mücadelelerini sürdürmeye devam ederler. Ancak solukları kesilerek oldukları yerde can verirler.

Arkadaşları onları aynı yerdeki bir incir ağacının altına gömerek oradan ayrılırlar. Yıllar sonra ise aynı yere gittiklerinde iki pehlivanın mezarlarının bulunduğu yerde gür bir pınar görürler. Bundan sonra halk orada yatanların anısına o yöreye, "KIRKPINAR" adını verirler. Yunanistan'ın Samona köyünün merası içindeki alan asıl KIRKPINAR çayırıdır. Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sonunda Kırkpınar Güreşleri Edirne ile Mustafapaşa yolu arasındaki "Virantekke" denilen yerde düzenlenmiştir. Cumhuriyet'ten sonra 1924 yılında ise güreşler Edirne'nin Sarayiçi mevkiinde yapılmaya başlanmıştır.

Kırkpınar Güreşleri 1928 yılına kadar ağaları tarafından düzenlenmiştir. Güreşlerdeki ödülleri ve misafirlerin ağırlanmasını hep ağalar karşılamıştır. Ancak 1928 yılında ülkede meydana gelen ekonomik sıkıntılar nedeniyle ağalığa talip çıkmayınca, güreşlerin organize ve gelenleri ağırlama işi Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından üstlenilmiştir.1946 yılında ise Tarihi Kırkpınar Güreşleri Edirne Belediyesi'nce düzenlenmeye başlanmıştır.

Kaynak: Edirne Belediyesi

GALERİ
COPYRIGHT © 2018 TÜM HAKLARI SULTANGAZİ BELEDİYESİNE AİTTİR.